AnasayfaFirma Rehberi Hal RehberiSeri ilan Foto Galeri Web TV RssYazarlarE-GazeteWebmailİletişim 17 Kasim 2018 Cumartesi 09:01
MANŞETGÜNCELEKONOMİPOLİTİKAEĞİTİM SAĞLIKKÜLTÜR-SANATSPORBİLİM VE TEKNOLOJİMAGAZİN
ANTALYA AKSEKİ AKSU ALANYA DEMRE DÖŞEMEALTI ELMALI FİNİKE GAZİPAŞA GÜNDOĞMUŞ İBRADI KAŞ KEMER KEPEZ KONYAALTI KORKUTELİ KUMLUCA MANAVGAT MURATPAŞA SERİK BURDUR AĞLASUN ALTINYAYLA BUCAK ÇAVDIR ÇELTİKÇİ GÖLHİSAR KARAMANLI BURDUR KEMER TEFENNİ YEŞİLOVA ISPARTA ISPARTA AKSU ATABEY EĞİRDİR GELENDOST GÖNEN KEÇİBORLU SENİRKENT SÜTÇÜLER ŞARKİKARAAĞAÇ ULUBORLU YALVAÇ YENİŞARBADEMLİ FETHİYE SEYDİKEMER

ANTALYA HAVA DURUMU
ANKARA

T.C.M.B. DÖVİZ KURLARI
Alış : 5.3412
Satış : 5.3508
Alış : 4.7023
Satış : 4.7335
Alış : 3.0795
Satış : 3.1198



HÜSEYİN DENİZ
hdeniz33@hotmail.com
BİR GÜZEL İNSAN: EMRE DAYIOĞLU
06 Eylül 2017 Çarsamba - Okunma Sayisi : 499

BİR GÜZEL İNSAN: EMRE DAYIOĞLU

          Kaş Fen Lisesi Müzik öğretmeni Emre Dayıoğlu, genç bir araştırmacı. Torosları adım adım gezip ezgi adına ne varsa kayda alıyor ve kaydını tutuyor. Bazılarını belli platformlarda yayınlıyor. Şöyle kendi sitesinde bir cevelan yaptığınız zaman onun sadece Teke yöresinde değil Taşeli yöresinde de ziyaretler ve kayıtlar yaptığını görüyorsunuz. Ziyaretlerinde Tahtacılar ve Abdallar var. Daha doğrusu torbasında bir çimdik ezgi olan herkes var.

          Cumhuriyetin ilk yıllarında gençler, demir çarık demir asa yolara düşmüş ve Anadolu’da Türk kültürü adına ne varsa derleme çabasına girmişti. Bir yandan okullar bir yandan Halkevleri, bir yandan da bu işe meraklı kişiler. Kitaplar, dergiler, gazeteler… ne varsa yayınlıyorlar, arşivler oluşturuyorlardı. Ama onların imkânları o kadar sınırlıydı ki. Halk kültürünün kaynağı olan köylerin çoğunda yol yoktu. Ürünleri kayda alacak fotoğraf makinesi, teyp gibi kayıt cihazları yoktu. Deyim yerindeyse “Anadolu işlenmemiş bir destan gibi”ydi. Buna rağmen o güzel insanlar, Anadolu’da ne varsa devşirmeye çalıştılar. Bugün elimizde Türk kültürü adına ne varsa onların el emeği göz nurudur. Onlar olmasaydı birçok güzel geleneğimiz, inancımız, giyim kuşamımız, yemeklerimiz, halı ve kilim ve yazma  motiflerimiz yitip gidecek hiç üretilmemişe dönecekti.

          Bugün kültür bakanlığının arşivlerinde ve müzelerinde bulunan her şey o yurtsever insanların çabalarının ürünüdür.

          20. yüzyılın ikinci yarısında işler tavsadı. Eğitim görmüş folklorcular yetiştiyse de herkes masa başında oturup maaş almak istiyordu. İş sadece üniversite öğrencilerinin tez için yaptıkları alan çalışmalarına kalmıştı.

          Öğrencilikte “beşten şaşma altıyı aşma” diye bir kural vardır. Sanırım üniversitelerimizin öğretim üyeleri de aynı mantıkla hareket ediyor.  Öyle olmasa yabancı kültürel değerlere bu derece teslim olmazdık. Ülkede 60 yıldır muhafazakâr hükümetler işbaşında olmasına rağmen kültürel yozlaşma/aşınma halen devam ediyor. 60 yıllık çalışmalar Cumhuriyetin kuruluş zamanlarına ait 25 yıllık çalışmaların yanında devede kulak gibi kalıyor.

          Edebiyat öğretmeni olarak sadece yöremizdeki sözcüklere dikkat çekebildim. Onları derleyip topladık ve yayınladık. Aslında bulunduğuğmğz yöre milli kültür bakımından verimli ve bakir bir yöreydi. Ama yabancılık yüzünden onlara el atma fırsatı bulamadım. Türk ulusunun bir tek kültürel değerinin yitmesine dayanamam. Çünkü bu ulus yeni yetme bir ulus değil, kökü tarihin derinliklerinde olan, bütün ulusların içinden akıp gelmiş, karşılaştığı tüm ulusları bağrına basmış, onlara kendinden çok şey verip, kendisi de onlardan çok şey almış bir ulustur. Üstelik aldığı şeyleri işlemiş ve güzelleştirmiştir. Dünden bugüne, bugünden yarına taşınmaya değer ne varsa bu ulusun ayak ve parmak izleri vardır.

          Bunları yazmamın nedeni birgün Emre Dayıoğlu gibi biri ile karşılaşırsanız ona elinizden gelen yardımı yapınız. Hatta kendisini çağırıp kültür adına torbanızda ne varsa kendisine sununuz diyedir. Öyle bir şey sunarsınız ki adınız en güzel defineleri bulan kişiler gibi tarihe geçebilir. Öyle bir şey sunarsınız ki adınız bir Hayri Dev gibi devleşir de dünyayı dört bin kez dolaşabilir.

          Senin tanıdığım için gurur duyuyorum güzel insan!

          SOMSÖZ: BİR KİŞİ YAPAR, BİN KİŞİ ÖVÜNÜR.

Yazarın Son Yazıları
» GÖRMEZSEK OLMAZ 2
» GÖRMEZSEK OLMAZ 1
» BİRAZ GERİBAKIŞ (NOSTALJİ) 4
» BİRAZ GERİBAKIŞ (NOSTALJİ) 3
» BİRAZ GERİBAKIŞ (NOSTALJİ)2
» BİRAZ GERİBAKIŞ (NOSTALJİ) 1
» CANDAN CANANA
» BAYRAĞIMIZA GÜZELLEME
» İYİ YAZILAR
» BİR OZANIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
» BİR ŞEYLER YAPMAK
» BİR BOZLAK: EVEREK DAĞI 3
» BİR BOZLAK: EVEREK DAĞI 2
» BİR BOZLAK: EVEREK DAĞI
» BOZLAKLARIN İZİNDE
» SERİKLİ ABDAL MEHMET NAZLI
» BİR GÜZEL İNSAN: EMRE DAYIOĞLU
» YAYLALAR... YAYLALARIMIZ...
» "SARI YAYLAM" TÜRKÜSÜNÜN PEŞİNDE 4
» "SARI YAYLAM" TÜRKÜSÜNÜN PEŞİNDE 3
 
DİĞER KÖŞE YAZARLARI
Ahmet Avcı
Dört Mumun Hikayesi
İDRİS ÖZCAN
SON TAHLİLDE ELMALI
ZAKİR GÜRER
ÖTERSE İYİ DÜDÜK !
MUHAMMET TAŞAN
ŞEHİTLERİN HAYKIRIŞI
HÜSEYİN ALBAYRAK
HAYATİMİZDAKİ MUCİZELER
2010 - 2013 © batiakdeniz.com Tüm Hakları Saklıdır. Hiç bir bilgi ve resim kaynak gösterilmeden kopyalanamaz. yazılım : webustasi.com