AnasayfaFirma Rehberi Hal RehberiSeri ilan Foto Galeri Web TV RssYazarlarE-GazeteWebmailİletişim 17 Kasim 2018 Cumartesi 08:31
MANŞETGÜNCELEKONOMİPOLİTİKAEĞİTİM SAĞLIKKÜLTÜR-SANATSPORBİLİM VE TEKNOLOJİMAGAZİN
ANTALYA AKSEKİ AKSU ALANYA DEMRE DÖŞEMEALTI ELMALI FİNİKE GAZİPAŞA GÜNDOĞMUŞ İBRADI KAŞ KEMER KEPEZ KONYAALTI KORKUTELİ KUMLUCA MANAVGAT MURATPAŞA SERİK BURDUR AĞLASUN ALTINYAYLA BUCAK ÇAVDIR ÇELTİKÇİ GÖLHİSAR KARAMANLI BURDUR KEMER TEFENNİ YEŞİLOVA ISPARTA ISPARTA AKSU ATABEY EĞİRDİR GELENDOST GÖNEN KEÇİBORLU SENİRKENT SÜTÇÜLER ŞARKİKARAAĞAÇ ULUBORLU YALVAÇ YENİŞARBADEMLİ FETHİYE SEYDİKEMER

ANTALYA HAVA DURUMU
ANKARA

T.C.M.B. DÖVİZ KURLARI
Alış : 5.3412
Satış : 5.3508
Alış : 4.7023
Satış : 4.7335
Alış : 3.0795
Satış : 3.1198



ESEN CEREPOGLU
esen.cerepoglu@hotmail.com
DEĞERLERİMİZ, GELECEĞİMİZİN TEMİNATIDIR 2. BÖLÜM
18 Mart 2015 Çarsamba - Okunma Sayisi : 976
Değerlerimiz Geleceğimizin Teminatıdır 1. Bölümü Okumak İçin Tıklayınız
 

EKG aktarımı başarısı

 

Küresel Mobil İletişim Sistemi (GSM)nin yaygınlığı birçok noktadan EKG aktarımını mümkün kılmıştır. Ancak, dağlık alanlar ya da bina etkileşimi nedeni ile halen daha veri aktarımında lokal başarısızlıklar olabilmektedir. Teknik hatalar ya da hasta uyumundaki sorunlar da başarısız EKG veri aktarımının diğer nedenleri arasındadır. Aktarılan EKG verisinin kalitesi, EKG kaydının yapıldığı yer, hastanın durumu, hem prekordiyal (göğüs) hem de ekstremite (kol ve bacaklar)  elektrotlarının yerleşim yerleri, cihazın kendisi ve veri elde edebilme kapasitesi, EKG kaydı yapan kişinin tecrübesi gibi birçok değişkene bağlıdır. Daha önceki çalışmalarda yüksek kaliteli EKG lerin, tanısal amaçlı uygun görülen EKG ler içerisindeki oranı %98 ve %99,7 olarak tespit edilmiştir.

 

Hastane öncesi bakımda EKG ve Teletıp kullanımı ile tanı gecikmelerinin önlenmesi

 

STEMİ hastalarının tedavisinde, reperfüzyon tedavisinin başlanmasındaki gecikme oldukça önemli bir problemdir.

Çünkü mortalite oranları tedavi öncesi süre ile doğru orantılıdır.

Bu sorunu aşabilmek için, Avrupa Kardiyoloji Cemiyeti,  Amerikan Kalp Birliği ve Amerikan Kalp Cemiyeti, STEMİ hastalarında, nakil ve reperfüzyon tedavisinin başlatılması ile ilgili hedefler belirlemiştir. Kitabi olarak bakıldığında bütün otoriteler yayınladıkları kılavuzlarda; ilk tıbbi temas sonrası, tromboliz (pıhtı eritici tıbbi tedavi) 30dk, pPCİ ise 90 dk içerisinde uygulanmalıdır. Bu hedefler kabul edilebilir en uzun süreleri belirtmektedir, esas amaç semptom başlangıcından reperfüzyon tedavisi başlatılana kadar geçen süreyi yani toplam iskemik süreyi 120 dakikaya mümkünse 60 dakikaya indirmektir. Her ne kadar bazı klinik çalışmalardaki gecikmeler ile de kılavuz önerileri yakalanabilse de, hasta kayıtlarından alınan gerçek dünya verileri başka bir tablo ortaya koymakta ve bu gecikmeler ile kılavuz önerilerinin maalesef oldukça aşıldığı gözlenmektedir. Tercih edilen reperfüzyon yöntemi pPCİ olduğunda bazı durumlarda ilk kabul edilen hastaneden, üçüncül invaziv merkeze naklin ayarlanması ve nakil sırasında da ek gecikmeler yalanabilir.

 

Danimarka Akut Miyokard İnfarktüsü 2 (DANAMI II) çalışmasında, primer hastanenin acil servisinde, akut miyokard infaktüsü tanısının EKG ile doğrulanması ve hastaneler arası naklin organize edilmesi sırasında “55 dakikalık gecikme” yaşanmıştır.

 

Birçok çalışma hızlı EKG erişimi ile reperfüzyon tedavisine kadar geçen sürenin kısaldığı gösterilmiştir. Benzer olarak, hastane içinde tanı konan STEMİ hastaları ile karşılaştırıldığında ambulansta tanı konan hastalarda hem tromboliz hem de pPCİ a kadar olan süre belirgin olarak kısalmıştır. Bununla birlikte, EKG nin hastane içerisindeki sabit bir birime aktarılması, nöbetçi hekimin, EKG nin ivedilikle görüntülenebilmesi ve erken tanı konabilmesi için bu birime yakın konumlanması gerekmektedir.  Acil servis içerisindeki sabit bir birim ya da faks makinesine veri transferi ile kardiyoloji konsültasyonuna ihtiyaç duyulabilir ki bu durum da ek bir gecikme oluşturabilir. Bu durumda gerçek çözüm; EKG nin doğrudan doğruya kardiyologun telefonuna ya da taşınabilir bilgisayarına aktarılmasıdır. Bu teknolojinin en önemli avantajları, doğrudan tanı koyan hekim ile iletişime geçebilmek ve kateter laboratuarının acilen hazırlattırılabilmesidir. Kardiyologun tecrübesi ile “yanlış tanı” nedeni ile kateter laboratuarı ekibinin hatalı aktivasyonları da önlenebilir.

 

Şekil 1 de Kopenhag şehrinde yapılan çalışmalarımızdan birindeki, STEMİ hastalarındaki teletıp uygulanması öncesi ve sonrası arasındaki zaman kazanımlarını göstermektedir. DANAMI-2 çalışmasındaki kontrol hastaları, saha içinde tanıları konmayıp, EKG kaydı ve tanı için acil servise nakledilen ve sonrasında kateter laboratuarı hazırlattırılan STEMİ hastalarından oluşmaktadır. Verilerin teletransferi kolunda, AKS şüphesi olan bütün hastaların, ambulans personeli tarafından kaydedilen ve dijital olarak GSM mobil telefon aracılığı ile üçüncül merkezdeki Kalp İstasyonuna, nöbetçi kardiyologun taşınabilir bilgisayarı ile  herhangi bir hastane bilgisayarından ulaşılabilen ve son 20 EKG’yi gösteren web sitesine 12 kanallı EKGleri (LIFEPAK 12, Physio – Control Inc., Redmond, WA, USA) gönderilmiştir.

 

Daha da ötesi, bu daha hızlı ve iyi olanakların sahada hastaların pPCİ öncesi hazırlığı için yoğun bir antiplatelet ve anitrombin tedavi uygulanabilmesine imkan vermiştir. Bu çalışmalar, bivaluridinin hastane öncesi uygulamasının unfraksiyone heparin ve glikoprotein reseptör antagonistleri ile yapılan rutin tedavinin karşılaştırıldığı büyük bir çalışma olan EUROMAX (N=3800) çalışmasına sebep olmuştur.

 

 

Sonuçlar ve gelecek yönelimler

 

Hastane öncesi bakımda AKS öntanılı hastaların 12 kanallı standart EKGsinin çekilip bu kilit testin hastanelere aktarımı şeklindeki teletıp uygulamalarının özellikle STEMİ (Akut Kalp Krizi) hastalarındaki tedavi gecikmelerini azaltmada çok büyük etkisi olmuştur. Seçilen yöntem fibrinoliz yahut pPCİ için üçüncül merkeze sevk de olsa, teletıp; acil tıp hekimleri ve kardiyoloji topluluğunun Acil Tıbbi Hizmet sunumundaki işbirliğinin ve organizasyonlarının gelişmesine büyük katkı sağlamıştır. Sonuç olarak bu gelişmeler semptom başlangıcından reperfüzyon tedavisi başlanana kadar geçen sürede “ortalama 60 dakikazaman tasarrufu sağlamış ve STEMİ mortalite oranlarındaki süregelen iyileşmeye önemli bir katkıda bulunmuştur.

 

Finansal ve politik engelleri de içeren süreci yavaşlatan birçok olumsuzluk,  hastane öncesi EKG kaydını ve hastaneye aktarımını içeren teletıp uygulamalarının gelişimi sürecinde de ortaya çıkmıştır. Kardiyoloji pratiğinde iyi bir uygulama, politik destek ve hastane yönetimi desteğinin liderliğinden geçer. Küçük ölçekteki hastanelerin aradan çıkarılmasının önemli finansal ve eğitimsel sonuçları bulunmaktadır. Bazı bölgelerde bu gelişim, bahsi geçen hastanelerin kapatılmasına neden olmaktadır.

 

Hastanede kalış sürelerinin daha da kısalmasına olan talep ve ST segment yükselmesi bazlı güncel tedavi algoritmleri ile sol circumfleks koroner arter ve ana dallarının akut tıkanıklığını da içeren bir çok yüksek riskli hastanın atlanması nedeni ile güncel çalışmalar; bütün AKS hastalarının akut invaziv değerlendirilmesi ve STEMİ hastalarında teletıp bazlı benzeri triyajın faydalarını incelemektedir.

 

a) Hastanede tanı ve tromboliz ile hastane öncesi tanı ve tromboliz arasındaki değişim

b) Hastane öncesi tanı- hastanede trombolizin hastane öncesi tanı ve tromboliz arasındaki değişim

c)Hastanede tanı ile hastane öncesi tanı ile pPCİ için üçüncül merkeze nakil arasındaki değişim

                              

 

İSTKA bünyesinde başlattığımız “TeleKardiyoloji Projesi”, Avrupa ve ABD de uzun zamandır uygulanmakta olan kalp krizi hastalarına ait ilk EKG ve klinik verilerin en hızlı şekilde uzman hekim konsültasyonuna sunulmasına imkan verecek olan Türkiyedeki ilk klinik ve saha çalışması olma özelliği taşımaktadır.

Kullanılan EKG cihazı sayesinde, standart 12 kanal EKG verileri hem dijital olarak saha ekibince kaydedilebilmekte, hem de optimum şartlarda üç dakika gibi kısa sürede (internet veri aktarım hızından etkilenebilmektedir) bütün hayati verilerle birlikte üçüncü basamak bir hastanede görev yapan uzman kardiyologun akıllı telefonuna bir veri olarak indirilebilmektedir.

Bu sayede, hasta tanısının erkenden konması, hastanın teşhis edilememesinin önüne geçilmesi, gereksiz hasta transferlerin önlenmesi, transfer sürelerinin azalması ve yol boyunca hastaya gereken doğru tıbbi yaklaşımların ve tedavilerin uygulanabilmesi mümkün olacaktır.

 

Prof. Dr. Osman KARAKAYA

 

TeleKardiyoloji Proje Koordinatörü

Bakırköy Dr Sadi Konuk EAH

Kardiyoloji Kliniği Direktörü

 

Yazarın Son Yazıları
» TARİH TEKERRÜRDEN İBARETTİR, İBRETTİR.
» İyi bir Okçu OL, Geleceğini, ŞİMDİ YÖNET...
» Bilgi Ekonomisinin önemi
» Türkiyede Bir İlk, Kanamasız ve Modern Tekniklerle Sünnet Uygulamaları
» DEĞERLERİMİZ, GELECEĞİMİZİN TEMİNATIDIR 2. BÖLÜM
» DEĞERLERİMİZ, GELECEĞİMİZİN TEMİNATIDIR
» TOPLUMSAL HEDEF ODAKLI İLİM - BİLİM İÇERİKLİ, EKONOMİK YÖNETİM ŞEKİLLERİ GELİŞTİRMELİYİZ…
» BİLİNÇLİ KADIN, BİLİNÇLİ TOPLUMU OLUŞTURUR… DİĞER KADINLAR GÜNÜNDE DAHA BİLİNÇLİ OLMAK ÜMİDİ İLE.
» SEÇİMLER, yaz misali gelince başa, öter cırcır böcekleri. Ama bize karınca lazım,cırcır böceği değil...
» Gittikce yitiyoruz,yittikçe BİTİYORUZ
» ‘Dün dünde kaldı, Artık yeni bir şeyler yapma zamanı…’
 
DİĞER KÖŞE YAZARLARI
Ahmet Avcı
Dört Mumun Hikayesi
İDRİS ÖZCAN
SON TAHLİLDE ELMALI
ZAKİR GÜRER
ÖTERSE İYİ DÜDÜK !
HÜSEYİN DENİZ
GÖRMEZSEK OLMAZ 2
MUHAMMET TAŞAN
ŞEHİTLERİN HAYKIRIŞI
HÜSEYİN ALBAYRAK
HAYATİMİZDAKİ MUCİZELER
2010 - 2013 © batiakdeniz.com Tüm Hakları Saklıdır. Hiç bir bilgi ve resim kaynak gösterilmeden kopyalanamaz. yazılım : webustasi.com