AnasayfaFirma Rehberi Hal RehberiSeri ilan Foto Galeri Web TV RssYazarlarE-GazeteWebmailİletişim 17 Kasim 2018 Cumartesi 09:05
MANŞETGÜNCELEKONOMİPOLİTİKAEĞİTİM SAĞLIKKÜLTÜR-SANATSPORBİLİM VE TEKNOLOJİMAGAZİN
ANTALYA AKSEKİ AKSU ALANYA DEMRE DÖŞEMEALTI ELMALI FİNİKE GAZİPAŞA GÜNDOĞMUŞ İBRADI KAŞ KEMER KEPEZ KONYAALTI KORKUTELİ KUMLUCA MANAVGAT MURATPAŞA SERİK BURDUR AĞLASUN ALTINYAYLA BUCAK ÇAVDIR ÇELTİKÇİ GÖLHİSAR KARAMANLI BURDUR KEMER TEFENNİ YEŞİLOVA ISPARTA ISPARTA AKSU ATABEY EĞİRDİR GELENDOST GÖNEN KEÇİBORLU SENİRKENT SÜTÇÜLER ŞARKİKARAAĞAÇ ULUBORLU YALVAÇ YENİŞARBADEMLİ FETHİYE SEYDİKEMER

ANTALYA HAVA DURUMU
ANKARA

T.C.M.B. DÖVİZ KURLARI
Alış : 5.3412
Satış : 5.3508
Alış : 4.7023
Satış : 4.7335
Alış : 3.0795
Satış : 3.1198



ESEN CEREPOGLU
esen.cerepoglu@hotmail.com
BİLİNÇLİ KADIN, BİLİNÇLİ TOPLUMU OLUŞTURUR… DİĞER KADINLAR GÜNÜNDE DAHA BİLİNÇLİ OLMAK ÜMİDİ İLE.
09 Mart 2015 Pazartesi - Okunma Sayisi : 1452

KADIN NEDİR?

KADIN HAKKI NEDİR?

BİLİNÇLİ KADIN, BİLİNÇLİ TOPLUM İÇİN KADIN NASIL OLMALIDIR?

BU SORULARIN CEVABINI BİLMEDEN KADIN HAKKINI VARLIK SEBEP VE DEĞERİNİ ASLA KORUYAMAZ VE SAVUNAMAYIZ.

Kadınımız; aile ve toplumu birbirine bağlayan değerli bir varlık olmasına rağmen, günümüzde halen bazı kadınlarımız önce kendi değerini bilmiyor ki, değer ve hakkını savunabilsin. Değerli kadın okuyucularım lütfen kızmayın, daha bilinçli olmamız gerek, gelecek nesilleri biz kuruyoruz…

Geçmişini bilmeyen, geleceğini kuramaz hesabı,

Hadi biraz tarihimize göz atalım;

Ta İslamiyet öncesi Türklerde, kadın büyük ölçüde erkekle eşit şartlarda hayatını kurar, savaşır, devam ettirir, gelenek ve göreneklerine de sahip çıkardı.

İlk Türk Devletlerinde devletin başı Hakan, eşi Hatun ile devleti beraber yönetmiştir, birlikte savaşlara bile katılmış, devleti birlikte kurmuşlardır.

Eski Türk boylarında ise kadına verilen önemin ön planda olduğu açıkça görmektedir. Aynı dönemlerde İslamiyet öncesi diğer ülkelerde ise tozlu tarih sayfaları, kadının insan sayılmadığını gözler önüne sermektedir.

- (Çin) koca istediği zaman kadının satıldığı,

-(İngiltere) kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü,

-(Arabistan) yılandan, zehirden daha fena gözle bakıldığı,

-(Hindistan) kadınların ruhsuz sayıldığı,

-(Rusya) gibi devletlerde kadına insanlık dışı davranışlar görülmektedir.

İslam Dini yüksek bir ahlak, gerçek bir adalet anlayışı ile kadının hakkını, yerini konumunu, değerini açık ve net ortaya koymuştur.

 Hz. Muhammed (s.a.v) kadınlara verdiği değeri o tarihten günümüze kalan sözleriyle şöyle paylaşmıştır;

(Kadın erkekle eşittir ve toplumun bir yarısıdır, Karısının haklarını gözeten kimse iyi bir Müslümandır, Cennet anaların ayakları altındadır.) Sözleri kadına toplumda büyük önem verilmesinin açık bir dille kanıtıdır.

Allah ın ( kadınlarla iyi geçinin)  nisa,4/19 emri gibi bir çok ayetler sunmak mümkündür.

Fakat Zamanla Arap ve Fars adetleri Türk kültürü içine girmiştir bazı farklı yorumlar katılarak, Türk kadınının da arka plana geçmesine neden olmuştur.

Türk kadını 18. yüzyılda çok zor ve ağır şartlarda yaşamasına rağmen Kurtuluş Savaşında kadın-erkek büyük mücadeleler vererek, Türk  topraklarımızı işgalcilerden omuz omuza kurtarıp, Türk tarihinde DESTAN yazmışlardır. Türk kadınının modern bir topluma geçişi Atatürkün İnkılâpları ile olmuştur.

1934de Türk kadını bir çok Avrupalı kadınlardan çok önce Milletvekili, seçme ve seçilme hakkına, eşit vatandaş olma niteliğine yasal olarak kavuşmuştur. Böylelikle Türk kadını, analık, askerlik gibi kavramlarıda üstlenerek, erkeğiyle birlikte gelecek nesillerin temellerini atmıştır.

(Türk kadınının tarihte ki yeri ilmi, ahlaki, içtimai, iktisadi hatta erkeğin refik, muavini ve müzahiri olarak kendi varlığını bu güne taşımıştır.)

Türk Medeni Kanunu kadın hakları bakımından Atatürkün getirdiği değişiklikler ve amaç: tek evlilik, boşanmada eşitlik ve velayette eşitlik, mirasta eşitlik ve Türk kadınının erkeklerle yan yana var gücüyle çalışarak, önce Büyük Millet Meclisinde daha sonrada uluslar arası platformlarda çalışarak vatanın yükselmesiydi.

Diğer Ülkelerde ise;

1-    Kadınların durumunu düzeltmek için, 1-11 Mayıs 1917de Rusyada -Tüm Rusya Müslümanları Kurultayında- , 23-24 Nisanda yapılan Kadın Kurultayında alınan kararlar burada kabul edildi. Bu Kurultaya Kafkasyadan, Kırımdan, Sibiryadan, Türkistandan, Kazandan temsilciler seçilerek katılmışlardır.

2-    1918de ilk kez Türk ve İslam Dünyasında Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti kuruldu ve Cumhurbaşkanı Mehmet Emin Resulzade Azerbaycan kadınına seçme ve seçilme hakkını verdi

3-    Komünist Rejimli ülkelerde ise; kadın erkekle birlikte gece gündüz ağır yorucu işlerde çalıştırılıyordu. Kadın inşaat işçisi, kimyasal fabrikalarda işçi idi. Yol yapımında beton bloklar taşıyor, erkekle baş başa mücadele veriyordu. Kadınlarımız kimyasal fabrikalarda çalışırken çok sayıda sakat ve ölü çocuklar doğuyordu.

4-    Kadınlarımız fabrikalarda geceleri mesailere kalarak çocukları evde bırakıp fabrikalarda ağır işlerde çalışıyor ve sabah yorgun eve dönen kadın ne çocuklarına anne gibi terbiye vermek, ne de eşlerine hanım gibi hizmet etmek mümkün olmuyordu. Tekrar fabrikaya dönüyordu. Bu sistemde Rus kadınları da eziliyor ve Sovyetler Birliğinde binlerce aile yuvası dağılıyordu.

Yapılan düzenlemelerde ise;

Avrupa Toplumsal Antlaşmalarda bulunarak:

Endüstride çalışan kadınların ve gece çalışan kadınların çalışma sistemlerini yasaklamayı düzensiz şartlardaki çalışmayı engellemiştir.

Türkiye de ise;

Bütün bu sistemden farklı olarak kadınlar inşaat işlerinde ve ağır sanayi fabrikalarında çalıştırılmıyorlardı. Kadının bedensel ve ailevi toplumsal manevi sorumlulukları göz önünde bulundurulmaktaydı.

Kominist rejimli ülkelerde ise;

Uzun bir dönem tarla işçisi olarak çalışan ilmi bilgiden yoksun kadınların parlamentoda kadınlarımıza ve milletimize faydası olamazdı. Düşüncesi ön planda olduğundan kadın arka planda yer almıştır.

Sovyetler Birliği döneminde ise; 

Dinimizi, dilimizi, milli kimliğimizi yasaklayan, camilerimizi kapatan, ezan sesini susturan Türk kelimesini yasaklayan bir rejimde hiçbir kadın hakkı söz konusu olamazdı. Zaman zaman erkeklerle birlikte kadınlarımızı da Sibiryaya Kazakistana sürgün etmişlerdi.

Dünya da kadınların eşit haklara kavuşturulması için mücadele verilirken bu gün çeşitli ülkelerde Türk ve Müslüman kadınlar halen zulümlere uğramaktadır. Gittikçe artan tecavüz, gasp, dayak, zorla zinaya itilen kadınlarımız değişen koruma yasalarıyla birazda olsa kendi haklarını savunabilmişlerdir.

 Azerbaycanda 134 Türk kadını, 115 çocuk Ermenilerin elinde esir oldular. Bir milyon insan kendi memleketlerinde göçmen durumuna düştü.

Bosna Hersekte binlerce Müslüman kadını tecavüze uğramıştır.

Keza Kıbrısta Türk kadını Rum katliamına uğramıştır. Çeçenistanda yüzlerce kadın özgürlük mücadelesinde şehit olmuşlardır.

Batı Türkistanda kadınların durumu daha da kötüydü. Çocuk doğurmaları katı kurallarla kısıtlanmaktaydı

Ve bence Dünya da bunca kadın ve çocuklar zor durumda yaşamla mücadele ederken,kimi ülkelerin bu konuda insan haklarından ve eşitlikten bahsederken, yeterli çalışmalarla destek vermeyip sessiz kalmaları, bazı kesimlerinse dinden bahsedip kadın ve çocuğa zulm etmeleri ayrı bir düşündürücü konu unsurudur.

Ey TÜRK KADINI;

Ancak biz bilinçlendikçe; dinimizi, dilimizi ve millî kimliğimizi koruyabiliriz.

Ne yazık ki halen bazı kesimlerce Milli ve manevi yapı taşlarımızı oluşturan, tarihi derin geçmişimizin değerlerinin, parça parça ele alarak yenide tartışıldığı, tarşılıp da sanki yokmuş gibi davranıldığı, kör topal giden bazı düzensizliklerin, rüzgarda savrulan yapraklar gibi uçuşan fikirlerin, bir gün artık sağlam temelleri yerinden oynatmadan üstüne ne ekleriz çabası içinde çalışan bir toplum olma ümidi ile

Her kadının kadınca yaşamasını diliyorum…

Hoşça kalın.

Esen CEREPOĞLU.

Yazarın Son Yazıları
» TARİH TEKERRÜRDEN İBARETTİR, İBRETTİR.
» İyi bir Okçu OL, Geleceğini, ŞİMDİ YÖNET...
» Bilgi Ekonomisinin önemi
» Türkiyede Bir İlk, Kanamasız ve Modern Tekniklerle Sünnet Uygulamaları
» DEĞERLERİMİZ, GELECEĞİMİZİN TEMİNATIDIR 2. BÖLÜM
» DEĞERLERİMİZ, GELECEĞİMİZİN TEMİNATIDIR
» TOPLUMSAL HEDEF ODAKLI İLİM - BİLİM İÇERİKLİ, EKONOMİK YÖNETİM ŞEKİLLERİ GELİŞTİRMELİYİZ…
» BİLİNÇLİ KADIN, BİLİNÇLİ TOPLUMU OLUŞTURUR… DİĞER KADINLAR GÜNÜNDE DAHA BİLİNÇLİ OLMAK ÜMİDİ İLE.
» SEÇİMLER, yaz misali gelince başa, öter cırcır böcekleri. Ama bize karınca lazım,cırcır böceği değil...
» Gittikce yitiyoruz,yittikçe BİTİYORUZ
» ‘Dün dünde kaldı, Artık yeni bir şeyler yapma zamanı…’
 
DİĞER KÖŞE YAZARLARI
Ahmet Avcı
Dört Mumun Hikayesi
İDRİS ÖZCAN
SON TAHLİLDE ELMALI
ZAKİR GÜRER
ÖTERSE İYİ DÜDÜK !
HÜSEYİN DENİZ
GÖRMEZSEK OLMAZ 2
MUHAMMET TAŞAN
ŞEHİTLERİN HAYKIRIŞI
HÜSEYİN ALBAYRAK
HAYATİMİZDAKİ MUCİZELER
2010 - 2013 © batiakdeniz.com Tüm Hakları Saklıdır. Hiç bir bilgi ve resim kaynak gösterilmeden kopyalanamaz. yazılım : webustasi.com