AnasayfaFirma Rehberi Hal RehberiSeri ilan Foto Galeri Web TV RssYazarlarE-GazeteWebmailİletişim 17 Kasim 2018 Cumartesi 09:29
MANŞETGÜNCELEKONOMİPOLİTİKAEĞİTİM SAĞLIKKÜLTÜR-SANATSPORBİLİM VE TEKNOLOJİMAGAZİN
ANTALYA AKSEKİ AKSU ALANYA DEMRE DÖŞEMEALTI ELMALI FİNİKE GAZİPAŞA GÜNDOĞMUŞ İBRADI KAŞ KEMER KEPEZ KONYAALTI KORKUTELİ KUMLUCA MANAVGAT MURATPAŞA SERİK BURDUR AĞLASUN ALTINYAYLA BUCAK ÇAVDIR ÇELTİKÇİ GÖLHİSAR KARAMANLI BURDUR KEMER TEFENNİ YEŞİLOVA ISPARTA ISPARTA AKSU ATABEY EĞİRDİR GELENDOST GÖNEN KEÇİBORLU SENİRKENT SÜTÇÜLER ŞARKİKARAAĞAÇ ULUBORLU YALVAÇ YENİŞARBADEMLİ FETHİYE SEYDİKEMER

ANTALYA HAVA DURUMU
ANKARA

T.C.M.B. DÖVİZ KURLARI
Alış : 5.3412
Satış : 5.3508
Alış : 4.7023
Satış : 4.7335
Alış : 3.0795
Satış : 3.1198



Ahmet Avcı
reklam_43@hotmail.com
Hayatın İçinden Bir Bayram Öyküsü
30 Temmuz 2014 Çarsamba - Okunma Sayisi : 1040

Babası az kazanıyordu, ev kirası vermemek için yaşlı bir karı-kocaya bakıyorlardı. İki göz odada onca çocukla zar zor karınlarını doyururken, bir de bayramlık alma derdi çıkmıştı başlarına.

Hiçbir çocuğa tam olarak yeni kıyafetler alamadılar. Kimine pantolon, kimine gömlek, kimine de ayakkabı. Maksat hepsinin gönlü hoş olsun. Ama hiç birininki hoş olmadı.

Çünkü yeni pantolonun altına eski ayakkabı, yeni gömleğe eski pantolon, eski pantolona yeni ayakkabı uymuyordu, sırıtıyordu.

Çocuklardan en çok da Kamil üzüldü bu duruma. Ona pantolon alınmıştı. Gömleği pek eski sayılmazdı ama ayakkabısı yırtık pırtıktı. Bu yüzden annesine bayramda aldığı pantolonu giymek istemediğini, hatta evden dışarıya bile çıkmayacağını söyledi.

O bir de yeni ayakkabı istiyordu. Bu yüzden akşam yemek bile yemedi. Ağlayarak uyudu. Hıçkırıkları başına çektiği yorganın altından duyuluyordu.

Annesi, onun bu haline çok üzülmüştü ama elinden bir şey gelmiyordu. Değil ayakkabı alacak, akşam karınlarını doyuracak yemek yapmak için bile paraları yoktu. Komşuları onların bu halini bildiği için birer tabak yemek getiriyor ve sevaplarına giriyorlardı.

Sekiz yaşındaki Kamil erkenden uyumuştu. Oysa annesi o kahverengi pantolonun altına bir de siyah ya da kahverengi ayakkabı alabilseydi, arkadaşlarına ne caka satardı.

Ama ‘Paramız yok oğlum’ demişti, alamamıştı.

Arkadaşlarına, anneleri, babaları kim bilir ne hediyeler, ne kadar güzel kıyafetler almıştı… Onların yanında boynu bükük kalmak istemiyordu. Zaten o yırtık pırtık ayakkabılarıyla da dalga geçiyorlardı sokakta oynarken. Bu yüzden canı sokağa bile çıkmak istemiyordu.

O uyuduktan biraz sonra evlerinin kapı zili çaldı. Kapıyı Kamil’in iki yaş büyük ablası açtı. Gelen komşuları Elif hanımdı. Kız, Elif hanımı içeriye buyur etti ama Elif hanım girmedi, annesini çağırmasını istedi, kızdan. Kız içeriye geçti, ardından annesi geldi kapıya. Elif hanım, iyi akşamlar dedikten sonra,

“Yarın bayram, belki bir yerlere gidersiniz, ya da biz evde olmayız. Ben şimdiden bayramınızı kutlayayım” dedi. Elini sıkıp, yanaklarından öperken, kadının avucuna da bir miktar kağıt para bıraktı,

“Lütfen bunu da kabul edin, dinimizin gereği, fitremiz” dedi.

Kadın, utandı, yüzü kızardı. Elif hanımın gözlerine baktı, teşekkür etti,

“Sağ olun, Allah sizden razı olsun” dedi.

Elif hanım, tekrar iyi akşamlar deyip, evine döndü.

Bir saat kadar sonra bu kez Elif hanımların evinin kapı zili çaldı. Kapıyı Elif hanım açtı. Karşısında fitre verdiği komşu kadını görünce şaşırdı. “Buyrun, bir şey mi oldu yoksa?” diye sordu.

Kadın mahçup bir tavırla, “Hayır kötü bir şey yok” dedikten sonra, elindeki poşetten bir çocuk ayakkabısı çıkardı, gösterdi,

“Allah sizden razı olsun. Verdiğiniz parayla oğlum Kamil’in istediği ayakkabıyı aldım. Paramız yoktu, alamamıştım, bu yüzden ağlayarak uyumuştu. Şimdi bunları yatağının baş ucuna koyacağım, sabah uyanınca görsün, sevinsin, diye”, dedi.

Elif hanımın boğazına bir şey tıkanmış gibi oldu, yutkunmak istedi, yapamadı, gözleri doldu. Bakışlarını kaçırarak, “Hiç önemli değil. Allah sizden de razı olsun. Keşke daha fazla yardım yapabilsek” dedi.

Kadın, tekrar teşekkür edip, ayrıldı.

Elif hanım, uyumakta olan Kamil’i hayal etti, sabah yatağından kalkıp, yeni ayakkabılarını görünce yaşayacağı sevinci düşündü, gülümsedi. Aynı yaştaki oğlunun odasına geçip, uzun uzun seyretti, kim bilir aklından neler geçirdi, sonra eğilip, yanağından öptü…

Kamil, yeni pantolonunun altına çektiği gıcır gıcır ayakkabılarla sokakta bugün el öpme turuna çıkmıştı. İlk uğradığı evi ben biliyorum…

Yazarın Son Yazıları
» Dört Mumun Hikayesi
» “Önyargı“
» Kurşun Kalem
» SİYASİ MEVSİMLER.....
» Çatlak Kova
» KIRINTI
» “Sizin Çanakkale'niz on Hiroşima eder!”
» Hediye Kime Ait?
» Hayatın İçinden Bir Bayram Öyküsü
» Kılıbıklar, Kalbi Ilıklar
» TERZİ VE ODUNCUNUN HİKAYESİ
» Avucunuzdaki Kelebek
» ORTAK NOKTALAR
» MAGAZİNSEL SİYASET....
» Uzay çağı bitii MERHABA TAPE ÇAĞI.....
» YABAN KAZLARI
» İSLAMCILAR VE MÜMİNLER
» Zamanı Kullanabilmek
» VİCDANLAR TARTILMIŞ
» ELEKTRİKÇİNİN AŞKI
 
DİĞER KÖŞE YAZARLARI
İDRİS ÖZCAN
SON TAHLİLDE ELMALI
ZAKİR GÜRER
ÖTERSE İYİ DÜDÜK !
HÜSEYİN DENİZ
GÖRMEZSEK OLMAZ 2
MUHAMMET TAŞAN
ŞEHİTLERİN HAYKIRIŞI
HÜSEYİN ALBAYRAK
HAYATİMİZDAKİ MUCİZELER
2010 - 2013 © batiakdeniz.com Tüm Hakları Saklıdır. Hiç bir bilgi ve resim kaynak gösterilmeden kopyalanamaz. yazılım : webustasi.com