AnasayfaFirma Rehberi Hal RehberiSeri ilan Foto Galeri Web TV RssYazarlarE-GazeteWebmailİletişim 15 Ekim 2018 Pazartesi 12:20
MANŞETGÜNCELEKONOMİPOLİTİKAEĞİTİM SAĞLIKKÜLTÜR-SANATSPORBİLİM VE TEKNOLOJİMAGAZİN
ANTALYA AKSEKİ AKSU ALANYA DEMRE DÖŞEMEALTI ELMALI FİNİKE GAZİPAŞA GÜNDOĞMUŞ İBRADI KAŞ KEMER KEPEZ KONYAALTI KORKUTELİ KUMLUCA MANAVGAT MURATPAŞA SERİK BURDUR AĞLASUN ALTINYAYLA BUCAK ÇAVDIR ÇELTİKÇİ GÖLHİSAR KARAMANLI BURDUR KEMER TEFENNİ YEŞİLOVA ISPARTA ISPARTA AKSU ATABEY EĞİRDİR GELENDOST GÖNEN KEÇİBORLU SENİRKENT SÜTÇÜLER ŞARKİKARAAĞAÇ ULUBORLU YALVAÇ YENİŞARBADEMLİ FETHİYE SEYDİKEMER

ANTALYA HAVA DURUMU
ANKARA

T.C.M.B. DÖVİZ KURLARI
Alış : 5.9042
Satış : 5.9149
Alış : 5.2440
Satış : 5.2787
Alış : 3.4779
Satış : 3.5234



UZM. MEHMET DERİ
mehmet.deri@gmail.com
SOSYAL BİR İBADET ÖRNEĞİ OLARAK KURBAN
30 Kasım 2013 Cumartesi - Okunma Sayisi : 1126

Kesilen kurbanın her kılına bir sevap verildiği gibi¸ akıtılan kanın da taşıdığı mânâ şu hadis-i şerifte belirtilmektedir: "İnsanoğlu Kurban Bayramında¸ Allah katında kan akıtmaktan daha makbûl bir amel işlememiştir. O kesilen kurban¸ kıyamet günü boynuzları¸ kılları ve tırnakları ile Allah'ın huzuruna gelecektir. Kesilen kurbanın kanı yere düşmeden¸ Allah katında yüksek bir mertebeye çıkar. Artık kurbanlar hakkında gönlünüz hoşnut olsun."

Sözlükte "yaklaşmak¸ Allah'a yakınlaşmaya vesile olan şey" anlamlarına gelen kurban¸ İslâmî bir terim olarak¸ ibadet maksadıyla belirli şartları taşıyan hayvanı usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder.[1] Türkçemizde kurban¸ Arapçadaki "udhiye" kelimesinin karşılığıdır. Udhiye¸ sözlükte kurban olarak kesilen veya Kurban Bayramı günlerinde Allah rızası için kesilen¸ Cenab-ı Allah'a yaklaşma ve yakınlaşma vesilesi sayılan hayvana denir.[2]

Hemen hemen bütün dinlerde kurban uygulaması mevcut olmakla birlikte¸ şekil ve amaç yönüyle aralarında farklılıklar bulunur. Kur'an'da¸ Hz. Âdem'in iki oğlunun Allah'a kurban takdim ettiklerinden söz edilir[3]¸ bir başka ayette de ilahî dinlerin hepsinde kurban hükmünün konulduğuna işaret edilir.[4]

İnsanlık tarihi boyunca bütün semavî dinlerde kurban ibadetinin mevcut olduğu bilinmektedir. Ancak zaman içerisinde¸ başta Yahudilik ve Hıristiyanlık olmak üzere bazı semavî dinlerdeki kurban anlayış ve uygulamaları değişikliğe uğramıştır. Semavî dinlerin dışındaki dinlerde de¸ şekil ve gaye yönüyle farklılıklar bulunsa bile¸ kurban ibadetinin mevcut olduğu bilinmektedir.[5]

Kurban¸ insanın Allah'a yaklaşmasına/yakınlaşmasına vesile olan bir ibadettir. Kurban¸ Allah yolunda fedâkârlığı¸ Allah'a teslimiyeti¸ sadâkati ve şükrü ifade eder. Kurban ibadetinde bu mana vardır.[6] İnsan¸ kurban kesmekle Hz. İbrahim (a.s.) gibi Allah'a ve O'nun emirlerine olan sımsıkı bağlılığını ve gerektiğinde O'nun rızasını kazanmak için her türlü fedâkârlığa hazır olduğunu; Hz. İsmail (a.s.) gibi kayıtsız şartsız teslimiyeti¸ büyük bir sabır örneğini göstermiş olur. Bu nedenle bütün ibadetlerde olduğu gibi kurbanda da hâlis niyet ve ihlâs esastır.[7] Nitekim Kur'an-ı Kerim'de: "Onların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat O'na sadece sizin takvanız ulaşır"[8] buyrulmuştur. Bu bağlamda kurban ibadetinde; Allah'ın rızasını kazanma¸ Allah'a tâzim/hürmet duygusunu hissetme¸ ibadet aşkının ve heyecanının duyulması ve bu çerçevede kurbanlığa ve kurban kesme işlerine büyük bir özen gösterilmesi gerekir. Ayrıca kurban kesen ve kesilmesine yardım eden kimselerde de¸  takva amacı ve bilinci bulunmalıdır ki¸ kesilen kurbanlar Rabbimiz katında değer bulsun¸ makbûl olsun.[9] Hz Âdem'in oğulları kıssasında olduğu gibi¸ Rabbimiz ancak takva sahiplerinin kurbanını kabul eder.[10] Buradan da rahatça anlaşıldığı üzere¸ diğer ibadetlerde olduğu gibi¸ kurbanda da bizi Rabbimizin rızasına ulaştıracak temel unsur takva; yani ibadetlerin gösterişten uzak¸ Allah rızası için samimiyetle ve ihlâsla yapılmasıdır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.v.) bir hadislerinde:"Amellerin kıymeti ancak niyetlere göredir. Herkesin niyeti neyse eline geçecek olan da odur."[11] buyurmuşlardır.

Kurban kesen insan¸ Allahın koruması ve himayesi altına girmekte¸ şeytanın ve nefsinin tehlikelerinden kurtulmaktadır. Nitekim bu hususu Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle müjdelerler: "Ey insanlar! Kurban kesiniz¸ ondan akan kan nedeniyle Allah'tan mükâfatınızı bekleyiniz. Şüphesiz¸ kurbanın kanı yere düştüğü zaman¸ kişi Allah'ın himayesine girer."[12]

 Kesilen kurbanın her kılına bir sevap verildiği gibi¸ akıtılan kanın da taşıdığı mânâ şu hadis-i şerifte belirtilmektedir: "İnsanoğlu Kurban Bayramında¸ Allah katında kan akıtmaktan daha makbûl bir amel işlememiştir. O kesilen kurban¸ kıyamet günü boynuzları¸ kılları ve tırnakları ile Allah'ın huzuruna gelecektir. Kesilen kurbanın kanı yere düşmeden¸ Allah katında yüksek bir mertebeye çıkar. Artık kurbanlar hakkında gönlünüz hoşnut olsun."[13]

Kurban¸ İslâm'da sosyal yardımlaşma ve dayanışma örneğinin en iyi ve en somut şekilde görüldüğü bir ibadettir. Yeryüzünde her gün yüz binlerce hayvan kesilmekte ve bunlardan çoğunlukla¸ zengin kimseler yararlanmaktadır. Hâlbuki kurban ibadetinde¸ kesilen kurbanlardan daha çok¸ fakirler ve ihtiyaç sahipleri yararlanmaktadır.[14]  Zira bir hadiste de işaret buyrulduğu gibi¸[15] kesilen kurbanın eti üçe taksim edilir; üçte bir kısmı fakirlere ve ihtiyaç sahiplerine verilir¸ üçte bir kısmı aile fertleriyle yenilir¸ üçte bir kısmı ise komşulara¸ akrabalara ve misafirlere ikram edilir.

Kurban¸ zenginlerde infak¸ paylaşma ve cömertlik duygularını geliştirir¸ fakirlerde ise zenginlere karşı oluşan önyargıları yok eder; zenginlerle fakirler arasında karşılıklı sevgi¸ saygı ve muhabbet duygularını geliştirerek¸ toplumsal huzuru ve barışı sağlar; yine bu bağlamda kurban "sosyal adalet"in gerçekleşmesini sağlar.[16]

         Kurban¸ insanın yardım etmesini kolaylaştırarak dünya malına olan tutkunluğunu önler. Fakirlere bir dayanak olur¸ onları hayata bağlar. Kurban; toplumda kardeşlik¸ yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutar¸ kurulan sofralarla komşuluk ilişkilerini pekiştirir¸ yapılan ev ziyaretleriyle zenginleri ve fakirleri kaynaştırır¸ böylece aralarındaki haset duygusunu tedavi eder.[17]

Kurban¸ toplumun tamamını kucaklayan potansiyel bir güç kaynağıdır. Onunla ekonomik hayat canlandığı gibi¸ yine kurban neticesinde oluşan imkânlarla ihtiyacı olanların ihtiyaçları giderilerek içtimaî bir dengelenme sağlanır. Kurbanlık hayvanları yetiştirenler¸ alanlar¸ satanlar¸ nakliyesini ve kesim işini yapanlar¸ derisini alıp satanlar¸ kasaplar¸ yem tüccarları vs. birçok insan bu vesile ile para kazanmakta ve geçimini temin etmektedir.  Ayrıca kurban ibadeti¸ yeni hayvan soylarının yetiştirilmesine imkân sağlayarak hayvancılığın gelişmesini sağlar.[18]

Sonuç itibariyle söyleyecek olursak¸ İslâm'da sosyal yardımlaşma ve dayanışma örneğinin en iyi şekilde görüldüğü kurban ibadeti¸ aynı zamanda İbrahimî duruşun ve İsmailî teslimiyetin sembolleştiği bir ibadettir. Kurban¸ Allah yolunda infakın¸ cömertliğin¸ fedâkârlığın ve takvanın bir nişânesidir. Biz Müslümanlar¸ kurban keserek Rabbimizi hoşnut etmenin ve O'na tâzimde bulunmanın sevincini yaşar; Hz. İbrahim (a.s.)'in ve Hz. İsmail (a.s.)'in aziz hatıralarını yâd eder; Rabbimize bize böyle bir ibadeti bahşettiği için sonsuz hamdü senâ ederiz.



[1] Ali Bardakoğlu¸ "İslâm'da Kurban" mad.¸ Diyanet İslâm Ansiklopedisi¸ c. 26¸ TDV Yay.¸ Ankara 2002¸ s. 436

[2] Mehmet Soysaldı¸ Kur'an ve Sünnet Işığında İbadet Tarihi¸ TDV Yay.¸ Ankara 1997¸ s. 289; Saffet Köse¸ "Kurban" mad.¸ Şamil İslâm Ansiklopedisi¸ c. 5¸ İstanbul 2000¸ s. 18

[3] Maide¸ 27

[4] Hacc¸ 34

[5] Ahmet Güç¸ Çeşitli Dinlerde ve İslâm'da Kurban¸ Düşünce Yay.¸ İstanbul 2003¸ s. 37

[6] Seyfettin Yazıcı¸ Lütfi Şentürk¸ İslâm İlmihâli¸ 11. baskı¸ DİB Yay.¸ Ankara 2004¸ s. 322

[7] Zeki Duman¸ Beyanu'l-Hak Kur'an Tefsiri¸ Fecr Yay.¸ Ankara 2006¸ s. 533

[8] 22/Hacc¸ 37

[9] Duman¸ Age. s. 533

[10] 5/Maide¸ 27

[11] Buhârî¸ İman¸ 41; Müslim¸ İmare¸ 45

[12] İbni Mâce¸ Edâhî¸ 2

[13] İbni Mâce¸ Edâhî¸ 3; Tîrmizî¸ Edâhî¸ 1

[14] Hamdi Döndüren¸ İslâm İlmihâli¸ Erkam Yay.¸ İstanbul 2001¸ s. 620

[15] Buhârî¸ Edâhî¸16; Müslim¸ Edâhî¸ 28¸ 29¸ 33; Ebu Davud¸ Edâhî¸ 9

[16] Musa Hub¸ Her Yönüyle Kurban¸ Işık Yay.¸ İzmir 2006¸ s. 32

[17] Hub¸ Age.¸ s. 33

[18] Süleyman Uludağ¸ İslâm'da Emir ve Yasakların Hikmeti¸ TDV Yay.¸ Ankara 1989¸ s.101

Yazarın Son Yazıları
» İNTİHAR EN BÜYÜK CİNAYETTİR
» ŞEFAAT
» SOSYAL BİR İBADET ÖRNEĞİ OLARAK KURBAN
» İSLÂM VE YETİMLER
» KOMŞULUK
» On Beş Asırlık Mucize Kaylûle (Öğle Uykusu)
» ÖTEKİ DİLDE VAR OLMAK: ARAPÇA ÇEVİRİDE EŞDEĞERLİK
» İSLAM TERMİNOLOJİSİNDE DUA KAVRAMI
» OSMANLI'DAN GÜNÜMÜZE ÜLKEMİZDEKİ MİSYONERLİK FAALİYETLERİ
» İSLAMİ LİTERATÜRDE EVLİLİK VE AİLE KAVRAMLARI
» DÜNYAYI YÖNETEN TEHLİKELİ GİZLİ/KÜRESEL ÖRGÜTLER VE ETKİLERİ
» DÜNYAYI YÖNETEN TEHLİKELİ GİZLİ/KÜRESEL ÖRGÜTLER VE BUNUN YANSIMALARI
» FEDAKÂRLIĞIN VE SAMİMİYETİN SEMBOLÜ OLARAK KURBAN İBADETİ
» YENİÇERİ OCAĞI
» KUR’AN VE HADİSLERDE SADAKA KAVRAMI
» ŞERİF HÜSEYİN İSYANI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
» KANAAT EN BÜYÜK HAZİNEDİR
» İNSANLARI BİRBİRİNE YAKINLAŞTIRAN SEVGİ YUMAĞI: HEDİYELEŞMEK
» Malazgirt Zaferinin Müslüman Türk Tarihi Açısından Önemi
» MİLLÎ BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZN SEMBOLÜ: ÇANAKKALE ZAFERİ
 
DİĞER KÖŞE YAZARLARI
Ahmet Avcı
Dört Mumun Hikayesi
İDRİS ÖZCAN
SON TAHLİLDE ELMALI
ZAKİR GÜRER
ÖTERSE İYİ DÜDÜK !
HÜSEYİN DENİZ
GÖRMEZSEK OLMAZ 2
MUHAMMET TAŞAN
ŞEHİTLERİN HAYKIRIŞI
HÜSEYİN ALBAYRAK
HAYATİMİZDAKİ MUCİZELER
2010 - 2013 © batiakdeniz.com Tüm Hakları Saklıdır. Hiç bir bilgi ve resim kaynak gösterilmeden kopyalanamaz. yazılım : webustasi.com